• Ana Sayfa
  • Hakkımızda
  • Hizmetlerimiz
    • Yönetim Desteği
    • Yatırım ve Yatırımcı İlişkileri
    • Finansal Yönetim
    • İş Geliştirme ve Satış
    • Organizasyonel Gelişim
    • Hukuki Konular
    • Uluslararası Genişleme ve Şirket Merkezini Yurt Dışına Taşıma (Flip-up)
    • Temsil ve Yönetim Kurulu Desteği
  • Yazılar
  • Haberler
  • İletişim
  • Ana Sayfa
  • Hakkımızda
  • Hizmetlerimiz
    • Yönetim Desteği
    • Yatırım ve Yatırımcı İlişkileri
    • Finansal Yönetim
    • İş Geliştirme ve Satış
    • Organizasyonel Gelişim
    • Hukuki Konular
    • Uluslararası Genişleme ve Şirket Merkezini Yurt Dışına Taşıma (Flip-up)
    • Temsil ve Yönetim Kurulu Desteği
  • Yazılar
  • Haberler
  • İletişim
Linkedin Instagram

  • Ana Sayfa
  • Hakkımızda
  • Hizmetlerimiz
    • Yönetim Desteği
    • Yatırım ve Yatırımcı İlişkileri
    • Finansal Yönetim
    • İş Geliştirme ve Satış
    • Organizasyonel Gelişim
    • Hukuki Konular
    • Uluslararası Genişleme ve Şirket Merkezini Yurt Dışına Taşıma (Flip-up)
    • Temsil ve Yönetim Kurulu Desteği
  • Yazılar
  • Haberler
  • İletişim
Linkedin Instagram
Yazılar

Masanın Tek Ayağı: YC’nin İki Demo Day’inden Türkiye’nin Kaçırdığı Sinyal

By  Levent Kocatürk  Tarih 26 Haziran 2026

Bu yıl iki YC Demo Day’ini de internetteki kaynaklardan ve ilgili yayınlardan takip etmeye çalıştım. Mart’taki Kış ve Haziran’daki Bahar kohortlarını; basına, batch analizlerine ve kurucuların kendi paylaştığı verilere yansıdığı kadarıyla okudum. Bu yazıdaki bütün rakamlar o açık kaynaklardan.

Herkes değerlemeleri ve “kaçta kaçı AI” tartışmasını konuştu. Beni asıl durduran sayı bunlar değildi.

Sahneye tek başına çıkan kurucuların sayısıydı.

Ve bu sayı, Türkiye’de bir yatırımcı toplantısında söylenince çoğu kapıyı kapatan o cümleyle çelişiyor:

“Masanın tek ayağı olmaz, riskli.”

Gelin önce iki Demo Day’i yan yana koyalım, sonra bu cümleye dönelim.

İki kohort, tek yön

Kış batch’i  YC tarihinin teknik olarak en derin kohortuydu. 199 girişim, 20 donanım şirketi, 3 tane açık AGI laboratuvarı. Her 8 şirketten biri fiziksel bir şey inşa ediyordu: robotlar, dronlar, uzay donanımı, biyoteknoloji. 2023–2024’ün “ChatGPT sarması” tipi tüketici girişimleri neredeyse yok olmuştu. Yerine donanım, savunma, sağlık ve sanayi geldi.

Bahar batch’i  ise farklı bir eşiği gösterdi. 196 girişim. Şirketlerin %95’i AI’a dokunuyor; dokunmayan sadece 10 şirket var. Ama asıl rakam AI değil: 137 şirket doğrudan LLM agent’ı inşa ediyor , diğer tüm kategorilerin toplamından fazla.

Buradan üç net yön çıkıyor.

Bir: AI bir kategori değil, zemin. 2024’te girişimlerin yaklaşık %40’ı AI’a dokunuyordu; 2026 batch’lerinde bu oran %60’ı geçti ve artıyor. “AI kullanıyoruz” demek bugün “internet kullanıyoruz” demekle aynı şey. Farkı yaratan şey AI değil; AI’ı hangi sektöre, hangi keskin kama ile soktuğun.

İki: “yardımcı” dönemi bitti, “yerine geçen” dönemi başladı. Bahar batch’inde tek bir yatırımcı sunumunda bile “koltuk sayısını artıracağız” vaadi yoktu. Kurucular özellik değil, iş arkadaşı gönderiyor. Yazılımı değil, hizmetin kendisini satıyorlar. Recruiting’i AI agent’larla yeniden kuran, her trade’i AI’ın yaptığı bir hedge fonu pitch’leyen ekipler bunun en uç örneği. Bu, ilk defa tamamen “SaaS sonrası” mantıkla kurulmuş bir batch.

Üç: kurucu profili gençleşti ve incelmeye başladı. Kış batch’inde ortalama kurucu deneyimi 5,8 yıla inmişti — YC’nin tarihsel ~9 yıllık ortalamasının altında. AI agent’ı kuran kurucularda medyan 4,8 yıl. Daha genç, daha hızlı, en yeni kategoriye doğrudan giren bir nesil.

Değerleme tarafında ise frene basılmadı: en az iki girişim 175 milyon dolar ve üzeri değerlemeyle çıktı, en yüksekleri ~200 milyon dolar. Bir donanım girişimi beş ayda 30 binden fazla ünite sevk edip 27 milyon dolar ARR’a ulaşmıştı. Yani “erken aşama” derken kastedilen şey, artık bizim alışık olduğumuz erken aşama değil.

Asıl sinyal: tek kurucu sayısı

Şimdi en başta bıraktığım yere dönelim.

Kış batch’inde tek kurucu oranı %11’di — 199 şirketten 22’si. 129 şirket (yani %64’ü) tam olarak iki kurucuya sahipti. Klasik “iki kurucu en sağlıklısıdır” formülü hâlâ geçerliydi.

Bahar batch’inde bu oran yaklaşık %19’a sıçradı. Neredeyse her beş şirketten biri tek kurucu. 196 şirket üzerinden kabaca 37 girişim. Bir batch’ten diğerine %11’den %19’a çıkış küçük bir dalgalanma değil; bir eğilim.

Bu rastlantı değil. Bir kurucunun, agent’lar ve modern AI araçlarıyla artık bir ekibin hızında üretebildiği ilk dönemdeyiz. Tasarımı, kodu, satış öncesi araştırmayı, hatta müşteri görüşmelerinin bir kısmını tek kişi yönetebiliyor. YC’nin tarihsel verisinde tek kurucu oranı yıllarca ~%10 bandındaydı ve bu kurucular daha yüksek bir çıtaya tabi tutulurdu. Şimdi çıta aynı, ama tek kişinin o çıtayı aşması çok daha mümkün.

Türkiye’deki refleks ve nerede yanlış kurulduğu

Burada bizim ekosistemin köklü bir refleksi var. Türkiye’de melek yatırımcı ve VC masasında tek kurucuyu görünce çoğunlukla ilk tepki şu olur:

“Tek ayaklı masa devrilir. Kurucu hastalanırsa, küserse, ayrılırsa şirket biter. Eler geçeriz.”

Bu refleksin bir mantığı var — adına “bus factor” deniyor, yani şirketin tek bir kişiye bağlı olma riski. Yanlış olan kaygı değil. Yanlış olan, bunu otomatik bir eleme kriteri hâline getirmek.

Çünkü Silikon Vadisi’nin en seçici filtresi olan YC, aynı riski biliyor ama farklı yönetiyor. YC tek kurucuyu elemiyor; ona daha yüksek bir kanıt çıtası koyuyor. “Ortağın yok” dediğinde bakılan şey şu: Ödeyen kullanıcın var mı? Büyüme eğrin hızlanıyor mu? Teknik olarak bu işi tek başına götürebileceğini ürünle göstermiş misin? Bu sorulara güçlü cevap veren tek kurucu, iki ortaklı ama tutunmamış bir ekibin önüne geçiyor.

Aradaki fark felsefi değil, operasyonel. Türkiye’de “tek kurucu = risk” eşitliği, kurucuya bakmadan dosyayı kapatıyor. YC’de ise “tek kurucu = daha yüksek ispat yükü” — yani dosya kapanmıyor, sadece çıta yükseliyor.

Bu fark bizim için fırsat maliyeti demek. Çünkü bugün Türkiye’de masaya gelen tek kurucuların önemli bir kısmı, tam da o AI kaldıracını kullanarak bir ekibin işini çıkaran teknik kurucular. Onları “ayak sayısı” üzerinden eleyen yatırımcı, aslında batch’lerin gidişatına ters bir filtre kullanıyor.

Peki masada oturan için ne değişmeli

Yatırımcı tarafındaysan: tek kurucu dosyasını “kaç ayak” sorusuyla değil, “tek ayak ne kadar sağlam ve hız çarpanı ne” sorusuyla aç. Bus factor riskini elemeyle değil, yapılandırmayla yönet — vesting takvimi, kilit kişi sigortası, erken dönem kilit işe alımlar, ortaklık tablosunda ileride ortak alımına yer bırakan bir tasarım. Risk gerçek; ama yönetilebilir bir risk için baştan “hayır” demek, en iyi tek kurucuları rakip fona yollamak demek.

Kurucu tarafındaysan ve tek başınaysan: Türkiye masasında seni elemek isteyen o refleksi veriyle karşıla. Ortağın olmadığı için özür diler gibi durma; bunun yerine traction’ını, hızını ve tek başına ürettiğin çıktıyı göster. “Ortak arıyor musun?” sorusuna “ihtiyacım yok” deme — “çıtam çok yüksek, işi gerçekten değiştirecek doğru kişiyi bulana kadar tek başıma ve hızlı koşuyorum” de. YC sahnesindeki tek kurucu profili tam olarak bunu yapıyor.

İki Demo Day bize aynı şeyi farklı dilden söyledi: ekiplerin şekli değişiyor, kaldıraç değişiyor, “yeterli ekip” tanımı değişiyor. Soru artık masanın kaç ayağı olduğu değil. Soru, o ayağın taşıyabileceği yükün ne kadar büyüdüğü.

Türkiye’de bu soruyu yeni soruya göre güncelleyen yatırımcı ve kurucu, önümüzdeki birkaç yılda farkı açacak. Eski cümleyi tekrarlayan ise, en iyi dosyaları görmeden kaçırmaya devam edecek.

Sizce Türkiye’deki yatırımcı refleksi bu sinyale ne kadar sürede uyum sağlar — yoksa “tek ayaklı masa” cümlesi bir on yıl daha masada kalır mı?

Levent Kocatürk — Kurucu, ExecBooster Consultancy

30+ yıllık teknoloji ve 20+ yıllık yöneticilik deneyimiyle teknoloji girişimlerine yönetim kapasitesi ve büyüme danışmanlığı sunuyor.

execbooster.com

 


Yorum Yap Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*


ExecBooster , bilgi birikimi ve tecrübesi ile tüm bu sorunları zamanında, doğru ve etkin maliyetle yönetebilmeniz için hizmet vermektedir.

  • Yönetim Desteği
  • Yatırım ve Yatırımcı İlişkileri
  • Finansal Yönetim
  • İş Geliştirme ve Satış
  • Yetenek ve Organizasyonel Gelişim
  • Hukuki Konular
  • Uluslararası Genişleme
  • Temsil ve Yönetim Kurulu Desteği
© 2023 • Tüm Hakları Saklıdır.